Fotoğrafa Dair Yazılar

*Fotoğraf yazılarımı Mahalle Mektebi dergisinde periyodik olarak yayımlıyorum.
yazı örnek olarak konulmuştur.

Julia Margaret Cameron’un Fotoğraf Serüveni

 Julia Margaret Cameron'nın kendi portresiFotoğraf, ortaya çıktığı andan itibaren şiddetli tartışmalara neden oldu. Fotoğraf makinesinin, görüntüleri sadece mekanik olarak çoğaltma imkânı veren bir araç olarak mı, yoksa bireyin sanatsal duyumunu anlatmaya yarayan bir aracı olarak mı algılanması gerektiği sorusu sanatçıların, eleştirmenlerin ve fotoğrafçıların zihinlerini uzun zaman kurcaladı. Makaleler aracılığıyla olduğu kadar bireysel görüşmelerde de sürdürülen bu tartışma, hem stüdyolara hem de mahkemelere taşındı. Kilise de tavrını ortaya koymakta gecikmedi. Kilisenin fotoğraf aleyhindeki tavrı 1939 yılında bir Alman gazetesinde;  “Tanrı, insanı kendi suretinde yaratmıştır ve hiçbir makine Tanrının görüntüsünü sabitleyemez. Tanrının Paris’te yaşayan bir Fransız’ın tüm dünyaya böyle şeytansı bir buluşu yaymasına izin vermesi için kendi ilahi ilkelerine ihanet etmesi gerekir” şeklinde yorumlara neden oldu.

Julia Jackson portresiXIX.yüzyılda burjuvazinin yaşadığı toplumsal ve ekonomik değişim, anlayış biçimlerini değiştirdi. Bu değişim süreçleri beraberinde doğanın, insanın ve nesnelerin temsil edilme biçimlerine sirayet etti. Bu yeni anlayış, başka sanatlar için olduğu kadar dikkatleri fotoğraf üzerine de çekti. Fotoğraf acaba bir sanat biçimi olamaz mıydı? Bu görüşü ileri sürenler, fotoğrafı çekme işini makinenin yapmış olmasına rağmen, fotoğrafı çeken kişinin sanatsal beğenisinin, fotoğrafı çekilen nesnenin üzerindeki özgünlük, kompozisyon ve ışık unsurlarının hesaba katılması gerektiğini ifade ediyorlardı. Buna mukabil karşıt görüşün savunucuları, fotoğrafın sadece mekanik bir iş olduğunu ve sanatla hiçbir bağlantısının bulunamayacağını söylüyorlardı. Bu durumun istisnaları da vardı aslında. 1858 yılında fotoğrafa sert eleştiriler yönelterek “hiçbir zaman bir sanat olamayacak, her zaman doğanın optik aracılığıyla üretilen bir intihali olarak kalacak bir buluş” olarak değerlendiren Şair Lamartine, portrelerinde ışığı doğru yöntemlerle kullanan Heykeltıraş Adam Solomon’un fotoğraflarını gördükten sonra fikrinden vazgeçmişti. Doğrusunu söylemek gerekirse bu tartışma konusu Sanayi Devrimi’nden günümüze güncelliğini korumaya devam ediyor.

Prospero and Miranda

Fotoğrafın yayıldığı alan, başlangıçta seçkin entelektüellerle sınırlıyken, 1860 yılına doğru geniş burjuva kitlelerine ulaşmakla kalmadı, evlerine de girdi. Bu durum, fotoğrafı hararetle savunan ilk taraftarlarının düşmanlıklarına dönüştü. Mesela Baudelaire’e göre fotoğraf “nesneleri sadece konturlarıyla değerlendiren, eğitimsiz ve anlayışsız zihinlerden oluşan bu sınıfın meydan okuması için bir bahane”ye dönüşüyordu. Şöyle devam ediyordu Baudelaire: “Bu pis toplum, yan yana gelip Narkissos’a dönüşüyor, metal üzerine yansıtılan bayağı imgesini görmek için tepiniyor. Fotoğraf makinesi bir âlettir ve şimdiye kadar ne matbaa makinelerinin ne de stenografinin edebiyat yaptığı görülmüştür.”

Özellikle geçim kaynakları portre olan ressamlarla fotoğrafçılar arasındaki gerilimin temel nedeninin çıkar meselesi olduğu zamanla anlaşıldı. Çünkü fotoğraf, çok hızlı bir şekilde üretiliyor, ucuza mal edilebiliyor ve kitlelere çabucak ulaşabiliyordu. Büyük bir gerçeklik duygusu sunan fotoğraf, işin ustaları tarafından titizlikle boyanmış, bütünüyle doğal görünüme sahip pembeler ve mavilerle bezenmiş renkli resimler haline geliyordu.

A Study after the Manner of Franciaİlk sanat fotoğrafı örnekleri, bilimsel ve ticari olandan ayrılmak için daha çok biçimsel anlamda müdahaleyi ön planda tutan örnekleri içerir. Çekim ve baskı aşamasında yapılan müdahalelerin sanat fotoğrafı geleneğini biçimlendirdiği görülür. Bu tarzın en başarılı örneklerinden biri, Julia Margaret Cameron’dur. 1864–1875 yılları arasında sadece on bir yıl süren sanat hayatı olmuş ve genellikle portreler çekmiş bir fotoğrafçıdır Cameron. Viktoryen gelenekten doğrudan etkilenmiştir. Dönemin Viktoryen gelenekleri, aşırı düzeyde korumacılık eğiliminden beslenen totaliter bir dizi aşırı tutucu normları içerir. Bu normlar, ahlaki olarak erdemli kadın figürünün yüceltildiği, Protestan ahlakının tüm aile hayatı içerisinde katı bir biçimde uygulandığı ve annelik olgusunun koruyuculuğu, erdemi ve ahlakı temsil ettiği bir dizi uygulamayı akla getirir. Buna rağmen Cameron –böyle bir derdi olmadığı halde-bu dönemin entelektüellerinin oluşturduğu pek çok sosyal oluşum içerisinde yer almayı başarmıştır.

John HerschelGünümüz portre fotoğrafının temel taşı olarak değerlendirilen fotoğrafçının yukarıda sözünü ettiğimiz tartışmalardan etkilenmemiş oluşunun birtakım sebepleri vardı. 1863 yılında, 48 yaşındayken oğlu ve kızının boş vakitlerini geçirmesi için aldığı bir fotoğraf makinesi ile fotoğraf çekmeye başlayan birinin Viktoryen geleneklerine uymak haricinde ne endişesi olabilirdi ki? (Fotoğrafı üst düzeyde çekme amacında olan ve bu yaştan sonra ne olur benden diye düşünenler için bir tüyo vermiş olayım.) Üstelik Cameron’un ekonomik hiçbir sorunu yoktu. Dayalı döşeli bir evi, hizmetçileri vardı. Deneme yanılma yöntemleriyle sayısız fotoğraflar çekti. Dişe dokunur işler yapmaya başladığında, kendine has olarak kullandığı ve “Soft Focus” tekniği adını verdiği, günümüzde de portre çeken bazı fotoğrafçıların rağbet ettiği flu, grenli, odakları ayarsız, ışıkları yetersiz ve parmak izleri bulunan fotoğraflar çekti -Cameron bu teknikle fotoğrafın sanat olacağını düşünmüş müydü bilinmez.- Bu sebeple çokça eleştirildi. Hiçbirine kulak asmayan Cameron en iyi bildiği işi yaptı; “fotoğrafta ruhsal izlenimleri aramak.”

“Benden önce gelen tüm güzellikleri yakalamaya çalıştım ve bu özlemimi sonunda giderdim. İşin zorluğu bu ilgi alanının değerini artırdı. Hiçbir sanat bilgisi olmadan başladım. Önceleri küçük siyah kutumu nereye koyacağımı ve modelime nasıl odaklanacağımı bilmiyordum“ diyen Cameron, ilk fotoğrafından “ilk başarım” diyerek söz etti.

Cameron kendi evini fotoğraf stüdyosu haline getirdi. Döneminde yaşamış birçok ünlünün portrelerini çekerek zamanımıza ulaşmasını sağladı. Bu ünlüler arasında astronom John Herschel, Charles Darwin, Yazar Virginia Woolf’un annesi Julia Jackson, Henry Wadsworth Longfellow vs. vardı. Viktorya dönemi İngilteresi’nde toplumun en üst kesimine ulaşan, Rönesans ressamlarından ilham alarak dönemin entelektüellerini ve liderlerini fotoğrafladığı eserleriyle Britanya’nın en değer verilen fotoğraf miraslarından birini bıraktı. Fotoğraflarında konu olarak klasik dönem resimlerini andıran İncil’den hikayelerin betimlenmesini, romantik sanat anlayışından beslenen pastoral canlandırmalar ile kadın figürünün yüceltilmesini içeren çalışmalar yaptı. Cameron, çok çarpıcı aile, arkadaş portreleri çekerken, bulunduğu dönemde toplumun, sembolizm ve duygusallık arzularını doyurdu. Türkçeye de çevrilmiş olan Dünya Çocukları  adlı bir kitabı bulunan Cameron, ömrünün geri kalan yıllarını 1875 yılında taşındığı Sri Lanka’ da yoksulluk içinde geçirdi ve 1879 yılında orada öldü.

Cameron’un şöhretli fotoğraflarından biri, 1867 tarihini taşıyan, yeğeni ve Virginia Woolf’un annesi Julia Jackson (Duckworth)’un portresidir; “Niece Julia”. Portrede koyu arka plan tercih eden fotoğrafçı, ön planda kullandığı ışıkla arasında bir kontrast ortaya koyar. Ciddiyet ve hüznün öne çıktığı Julia Jackson portresi, koyu bir hüzün taşır. İri göz kapakları, ortadan ikiye ayrılmış uzun saçları ve soğuk bakışlarıyla Jackson, Viktorya Britanyası’nın kadın tipini yansıtır. Işık-gölge farkından doğan bir dramatizasyon etkisi fotoğrafa yansır. Soft focus dediği yumuşak odaklanma tekniğinde resimsel bir ifade kendini hissettirir. -Ben bu fotoğrafı bilgisayarımın ekranında büyüttüğüm zaman Hz. Meryem tasviri gördüğümü söylemek isterim.- Mitolojik yahut bir antik figür yakalar izleyiciyi. Bu portre, Woolf’a göre, daima korkutucu bir canlılık taşıdığını söylediği büyük teyzesi Jackson’un sanatının habercisidir.

Aynı şekilde John Herschel portresi, 19. yüzyıl romanlarının sayfalarından fırlamış gibidir. Her tarafı grenlerle, kırık ve çiziklerle dolu bu sepya fotoğrafta Herschel’in yüzünde ilk gördüğümüz iri gözlerinin tam ortasına yansıyan canlı bir ışıktır.

“Sadness” adını verdiği ve kadın oyuncu Ellen Terry’yi çektiği 1864 tarihli kurgu fotoğrafta da genç bir kızın hüznü ortaya çıkar.

Prospero and Miranda portresinde, İncil’de yahut Kitab-ı Mukaddes’in pasajlarından birinde geçen bir sahne kurgulanır adeta. Cameron’un fotoğraflarında model olarak kullandığı İrlandalı kız Mary Ryan, bir aziz gibi görülen Henry Taylor’un elini tutmaktadır. Cameron’un sıkça dinsel figürlere vurgu yaptığı fotoğraflarından biridir.

A Study after the Manner of Francia, spiritüal bir denemenin ürünüdür. Netliği olmayan fotoğrafta dikkat çeken, çocuk ve kadın yüzünde bilinçli bir rütuşun göze çarpıyor olmasıdır. Fotoğrafçının aslında amacı diğerlerinde olduğu gibi ruhsal bir etki ortaya koymaktır.

Diğer çalışmaları:

Young Ceylonese woman plantation worker, 1875

Group from Brownings Sordello, July 1867

The Gardener’s Daughter, 1867

Romeo and Juliet, 1867

Study of the Beatrice Cenci from May Prinsep, 1866

The Mountain Nymph Sweet Liberty, June 1866

Ernest and Maggie, c.1864

La Madonna Adolorata, 1864

Beatrice, 1860

The Dedication, 1868

Rf:

-Gisele Freund, Fotoğraf ve toplum, Sel Yayıncılık, İstanbul, 2006, s. 67-82

http://www.theguardian.com/artanddesign/2015/sep/22/julia-margaret-cameron-victorian-portrait-photographer-exhibitions

http://www.metmuseum.org/art/collection/search/267426

http://lithub.com/the-day-virginia-woolf-brought-her-mom-back-to-life/

http://www.theguardian.com/artanddesign/2015/sep/22/julia-margaret-cameron-victorian-portrait-photographer-exhibitions

http://www.leegallery.com/julia-margaret-cameron/photography/

http://www.arsivfotoritim.com/yazi/elif-vargi-bir-kadin-fotografci-julia-margaret-cameron/

http://www.fotografokulu.org/julia-margaret-cameron-1815-1879.html

-https://vedatkonyali.wordpress.com/2009/10/21/high-art-yuksek-sanat-donemi-1850-1870/

http://www.istanbulmodern.org/tr/basin/basin-bultenleri/bakis-portre-fotografinin-degisen-yuzu_989.html

-http://www.arsivfotoritim.com/yazi/elif-vargi-bir-kadin-fotografci-julia-margaret-cameron/

 

 

 

Her hakkı saklıdır. 2007-2016 © Sitedeki fotoğraflar izinsiz çoğaltılamaz.
^